TıpDil Sınavında Çıkmış Noun (İsim) Kelime Listesi

Toplam 602 kelime

Abilityəˈbɪləti

Yetenek, kabiliyet, beceri

Abortionəˈbɔːʃn̩

Kürtaj, düşük, bebek aldırma

Absenceˈæbsəns

Yokluk, bulunmama

Accessˈækses

Giriş, erişme, geçit

Accordəˈkɔːd

Uyum, anlaşma, uzlaşma

Accountəˈkaʊnt

Açıklama, hesap

Accumulationəˌkjuːmjəˈleɪʃn̩

Birikim, yığın, toplanma

Addictionəˈdɪkʃn̩

Bağımlılık, tiryakilik

Addictiveəˈdɪktɪv

Alışkanlık yapan, bağımlılık yapan

Additionəˈdɪʃn̩

Ek, ilave

Administrationədˌmɪnɪˈstreɪʃn̩

Yönetim, idare, idarecilik

Adolescenceˌædəˈlesns

Ergenlik

Adolescentˌædəˈlesnt

Ergen

Adulthoodˈædʌlthʊd

Yetişkinlik, erginlik, reşitlik

Advantageədˈvɑːntɪdʒ

Avantaj, üstünlük, yarar

Adventˈædvent

Geliş, varış, varma, gelme

Adviceədˈvaɪs

Öğüt, tavsiye, danışma

Afflictionəˈflɪkʃn̩

Üzüntü, dert, ıstırap

Aftermathˈɑːftəmæθ

Sonuç, akıbet

Agencyˈeɪdʒənsi

Ajans, acente, aracılık

Agendaəˈdʒendə

Gündem, görüşülecek konular

Agentˈeɪdʒənt

Etken, vasıta

Agreementəˈɡriːmənt

Anlaşma, antlaşma, pakt, uyuşma

Agricultureˈæɡrɪˌkʌltʃə

Tarım

Aimeɪm

Amaç, gaye, emel

Aircraftˈeəkrɑːft

Uçak, uçaklar

Allegationˌæləˈɡeɪʃn̩

İddia, sav, bahane

Alloyˈælɔɪ

Alaşım, karışım

Amountəˈmaʊnt

Miktar, tutar, toplam

Amplificationˌæmplɪfɪˈkeɪʃn̩

Büyütme, genişletme, yükseltilme

Apathyˈæpəθi

Duygusuzluk, hissizlik, ilgisizlik

Appetiteˈæpɪtaɪt

İştah, afiyet

Aptitudeˈæptɪtjuːd

Yetenek, kabiliyet

Areaˈeəriə

Alan, bölge, yüzölçümü

Armyˈɑːmi

Ordu

Articleˈɑːtɪkl̩

Makale, yazı

Aspectˈæspekt

Görünüş, görünüm, durum

Assessmentəˈsesmənt

Değerlendirme

Associationəˌsəʊʃiˈeɪʃn̩

Birleşme, ortaklık, işbirliği, dernek

Assortmentəˈsɔːtmənt

Sınıflandırma, ayırma; çeşitlilik

Assumptionəˈsʌmpʃn̩

Farz etme, sanı

Attentionəˈtenʃn̩

Dikkat, ilgi, bakım

Attitudeˈætɪtjuːd

Durum, tavır, vaziyet

Audienceˈɔːdiəns

İzleyici, dinleyici

Authorˈɔːθə

Yazar

Availabilityəˌveɪləˈbɪləti

Müsait olma, geçerlilik, mevcut olma

Backgroundˈbækɡraʊnd

Özgeçmiş, geçmiş deneyimler

Basebeɪs

Kök, temel, dayanak

Basisˈbeɪsɪs

Temel, esas, kaynak

Batteryˈbætri

Batarya, akü, pil

Battlefieldˈbætlfiːld

Savaş alanı

Baybeɪ

Körfez, koy

Behalfbɪˈhɑːf

Adına

Behaviourbɪˈheɪvjə

Tavır, davranış, hareket

Beliefbɪˈliːf

İnanç, iman, güven

Beneficiaryˌbenɪˈfɪʃəri

Yararlanan kimse; hak sahibi

Benefitˈbenɪfɪt

Yarar, fayda, çıkar

Benignbəˈnaɪn

İyi huylu, sevecen, iyi kalpli

Biasˈbaɪəs

Önyargı, peşin hüküm

Bloodblʌd

Kan; kan bağı

Bonebəʊn

Kemik, kılçık

Bottomˈbɒtəm

Dip, alt

Brainbreɪn

Beyin

Branchbrɑːntʃ

Dal, şube

Breadbred

Ekmek

Breakdownˈbreɪkdaʊn

Arıza, bozulma, sorun

Breakthroughˈbreɪkθruː

Buluş, atılım

Breathbreθ

Nefes, soluk, fısıltı

Bridgebrɪdʒ

Köprü

Brinkbrɪŋk

Kenar, kıyı, eşik

Bubbleˈbʌbl̩

Kabarcık, hava kabarcığı, baloncuk

Bulletˈbʊlɪt

Mermi

Cableˈkeɪbl̩

Kablo, telgraf

Candidateˈkændɪdət

Aday

Capacitykəˈpæsɪti

Kapasite, hacim, verim

Capitalˈkæpɪtəl

Başkent

Carekeə

İlgi, itina, bakım,özen

Casekeɪs

Dava, durum, hadise

Cattleˈkætl̩

Sığır ve davarlar

Cautionˈkɔːʃn̩

Dikkat, ikaz, uyarı

Cavityˈkævɪti

Oyuk, çukur, boşluk

Cementsɪˈment

Çimento

Chaintʃeɪn

Dizi, silsile,zincir

Chairmanˈtʃeəmən

Başkan, reis

Chamberˈtʃeɪmbə

Oda, yatak odası, büro

Chancetʃɑːns

Olasılık, ihtimal, şans

Chargetʃɑːdʒ

Sorumluluk, yükleme, suçlama

Charttʃɑːt

Çizelge, grafik, tablo

Choicetʃɔɪs

Seçim, seçenek, tercih

Circuitˈsɜːkɪt

Devre

Citizenˈsɪtɪzən

Vatandaş, yurttaş

Climateˈklaɪmət

İklim, hava, bölge

Cluekluː

İpucu, iz, işaret, anahtar

Coalkəʊl

Kömür, maden kömürü

Coincidencekəʊˈɪnsɪdəns

Denk gelme, tesadüf, rastlantı

Colleagueˈkɒliːɡ

Meslektaş, iş arkadaşı

Columnˈkɒləm

Kolon; sütun; basamak

Combatˈkɒmbæt

Savaş, mücadele, çarpışma

Comebackˈkʌmbæk

Dönüş, yeniden ortaya çıkma

Communitykəˈmjuːnɪti

Cemiyet, cemaat, topluluk

Companyˈkʌmpəni

Şirket, arkadaş

Comparisonkəmˈpærɪsn̩

Karşılaştırma

Compatibilitykəmˌpætəˈbɪlɪti

Uygunluk, bağdaşma

Competitionˌkɒmpəˈtɪʃn̩

Yarışma, rekabet

Complicationˌkɒmplɪˈkeɪʃn̩

Karmaşa, zorluk, komplikasyon

Componentkəmˈpəʊnənt

Parça, eleman, bileşen

Compoundkəmˈpaʊnd

Bileşen

Comprehensionˌkɒmprɪˈhenʃn̩

Anlayış, kavrama, idrak, kavrayış

Conceptˈkɒnsept

Fikir, görüş, kavram

Concernkənˈsɜːn

İlgi, alâka, endişe

Conferenceˈkɒnfərəns

Konferans, kongre, görüşme

Confidenceˈkɒnfɪdəns

Güven, inanç, itimat, kendine güven

Conflictkənˈflɪkt

Anlaşmazlık, çekişme, çarpışma,

Confusionkənˈfjuːʒn̩

Kafa karışıklığı

Conjunctionkənˈdʒʌŋkʃn̩

Birleşme, bağlaç, konjonksiyon

Consciousnessˈkɒnʃəsnəs

Bilinç, şuur, idrak, zihin

Consequenceˈkɒnsɪkwəns

Sonuç

Constipationˌkɒnstɪˈpeɪʃn̩

Kabızlık, kabız, peklik

Constituentkənˈstɪtjʊənt

Bileşen, oluşturan parçalardan her biri

Consumerkənˈsjuːmə

Tüketici

Consumptionkənˈsʌmpʃn̩

Tüketim, bitirme, harcama

Contextˈkɒntekst

Bağlam, sözün gelişi, kaynak

Continentˈkɒntɪnənt

Kıta,

Contrastkənˈtrɑːst

Kontrast, zıtlık, tezat, çelişki

Controversyˈkɒntrəvɜːsi

Tartışma, çekişme, anlaşmazlık

Conversationˌkɒnvəˈseɪʃn̩

Konuşma, görüşme, söyleşi

Conversionkənˈvɜːʃn̩

Değiştirme, dönüştürme

Corekɔː

İç, öz, çekirdek

Correlationˌkɒrəˈleɪʃn̩

Bağıntı, ilişki, korelasyon

Corruptionkəˈrʌpʃn̩

Bozulma, çürüme, yozlaşma, yolsuzluk

Councilˈkaʊnsl̩

Meclis, kurul, konsey, yönetim kurulu

Counterpartˈkaʊntəpɑːt

Benzer, eş, meslektaş

Countrysideˈkʌntrisaɪd

Kırsal bölge

Courageˈkʌrɪdʒ

Cesaret, yüreklilik, yiğitlik

Courtkɔːt

Mahkeme

Cradleˈkreɪdl̩

Beşik, başlangıç

Credibilityˌkredɪˈbɪlɪti

Güvenilirlik

Creditˈkredɪt

Kredi, geri ödenme

Crickkrɪk

Adale kasılması, tutulma

Crimekraɪm

Suç

Crisisˈkraɪsɪs

Buhran, kriz, bunalım

Cropkrɒp

Ekin, ürün, mahsul

Cuekjuː

İşaret, başlama işareti, replik

Curriculakəˈrɪkjʊlə

Müfredat, öğretim programı

Cushionˈkʊʃn̩

Minder, yastık, tampon

Customˈkʌstəm

Gelenek, görenek

Dairyˈdeəri

Süthane, mandıra

Darkdɑːk

Karanlık

Dealdiːl

Anlaşma, davranış, pazarlık

Deathdeθ

Ölüm

Debrisˈdeɪbriː

Enkaz, döküntü, yıkıntı

Decadeˈdekeɪd

On yıl

Deceitdɪˈsiːt

Yalan, hilekârlık, düzenbazlık

Decisiondɪˈsɪʒn̩

Karar, hüküm

Defectdɪˈfekt

Eksiklik, kusur, noksan, özür

Defencedɪˈfens

Savunma, davalı

Deficiencydɪˈfɪʃnsi

Eksiklik

Deficitˈdefɪsɪt

Hesap açığı, açık, eksiklik

Degreedɪˈɡriː

Derece, lisans, diploma, unvan

Densityˈdensɪti

Yoğunluk, sıkışıklık; kalınlık

Desertdɪˈzɜːt

Çöl, bozkır, ıssız yer

Destinyˈdestɪni

Kader, alın yazısı, kısmet

Detailˈdiːteɪl

Ayrıntı, detay, detaylar

Detentiondɪˈtenʃn̩

Alıkoyma; gözaltına alma, tutuklama

Devicedɪˈvaɪs

Alet, hile, oyun; arma

Diagnosisˌdaɪəɡˈnəʊsɪs

Teşhis, tanı, belirtme

Dilemmadɪˈlemə

Çıkmaz, ikilem

Disasterdɪˈzɑːstə

Felaket

Discomfortdɪsˈkʌmfət

Sıkıntı, rahatsızlık, huzursuzluk

Discoverydɪˈskʌvəri

Keşif, buluş

Discriminationdɪˌskrɪmɪˈneɪʃn̩

Ayrıcalık yapma, fark gözetme,

Diseasedɪˈziːz

Hastalık, rahatsızlık

Disfavorˌdɪsˈfeɪvə

Beğenilmeme, hoşlanılmama

Disorderdɪsˈɔːdə

Keşmekeş, kargaşa, karışıklık

Disreputeˌdɪsrɪˈpjuːt

Kötü şöhret, adı çıkmışlık, itibarsızlık

Disruptiondɪsˈrʌpʃn̩

Kesilme, bozulma, parçalanma

Distanceˈdɪstəns

Mesafe, uzaklık

Distributionˌdɪstrɪˈbjuːʃn̩

Dağıtım, dağılım, yayılma,

Diversitydaɪˈvɜːsɪti

Farklılık, başkalık, çeşitlilik

Divisiondɪˈvɪʒn̩

Bölme, ayırma

Documentˈdɒkjʊment

Doküman, belge

Donorˈdəʊnə

Bağışta bulunan kimse, verici

Dormancyˈdɔːmənt

Uyku hali, uyuşukluk

Doubtdaʊt

Şüphe, kuşku, tereddüt

Draftdrɑːft

Müsvedde, taslak

Droughtˈdraʊt

Kıtlık, darlık, kuraklık

Drugdrʌɡ

İlaç, uyuşturucu madde

Ductdʌkt

Tüp, boru, kanal

Durationdjʊˈreɪʃn̩

Süreç, süre, süreklilik, devam

Dustdʌst

Toz, toz toprak

Earthɜːθ

Dünya, yeryüzü, toprak, kara

Earthquakeˈɜːθkweɪk

Deprem

Edgeedʒ

Kenar, uç, ağız

Educationˌedʒʊˈkeɪʃn̩

Eğitim

Effectɪˈfekt

Etki, tesir, netice

Effortˈefət

Çaba, gayret, girişim

Emergencyɪˈmɜːdʒənsi

Acil durum, acil vaka

Emotionɪˈməʊʃn̩

Duygu, his, heyecan

Empireˈempaɪə

İmparatorluk

Enduranceɪnˈdjʊərəns

Dayanma, sabır, tahammül

Enemyˈenəmi

Düşman

Enforcementɪnˈfɔːsmənt

Zorlama, uygulama, yürürlüğe koyma

Enquiryɪnˈkwaɪəri

Soruşturma, sorgu, soru

Enthusiasmɪnˈθjuːzɪæzəm

Gayret, heyecan, şevk

Entryˈentri

Giriş, kayıt

Environmentɪnˈvaɪərənmənt

Etraf, ortam, çevre

Equilibriumˌiːkwɪˈlɪbrɪəm

Denklik, denge, tarafsızlık

Equipmentɪˈkwɪpmənt

Donanım, teçhizat

Errorˈerə

Yanlış, hata, yanlışlık

Essenceˈesns

Öz, esas, esans

Eventɪˈvent

Olay, hadise, vaka, hal

Evidenceˈevɪdəns

Tanık, delil, kanıt

Evolutionˌiːvəˈluːʃn̩

Evrim, gelişim, açılma

Excessɪkˈses

Aşırılık, aşırıya kaçma, fazlalık

Exclusionɪkˈskluːʒn̩

Hariç tutma, dışında bırakma

Expansionɪkˈspænʃn̩

Genişleme, gelişme, büyüme

Expectationˌekspekˈteɪʃn̩

Umma, beklenti, umut

Expenditureɪkˈspendɪtʃə

Masraf, harcama

Expenseɪkˈspens

Harcama, masraf, gider

Experienceɪkˈspɪərɪəns

Tecrübe, deneyim, pratik

Explosionɪkˈspləʊʒn̩

Patlama, infilak, ateş alma

Exposureɪkˈspəʊʒə

Poz, kare

Extensionɪkˈstenʃn̩

Uzatma, genişletme, artırma

Extentɪkˈstent

Alan, boyut, kapsam

Extinctionɪkˈstɪŋkʃn̩

Soyunun tükenmesi

Eyesightˈaɪsaɪt

Görme yeteneği, görüş uzaklığı

Facilitiesfəˈsɪlɪtɪz

Kolaylıklar, imkânlar, tesisler

Faithfeɪθ

İnanç, güven, iman, sadakat

Fatefeɪt

Kader, kısmet, alın yazısı

Fatiguefəˈtiːɡ

Yorgunluk, zahmet

Faultfɔːlt

Hata, yanlış, kabahat

Feverˈfiːvə

Ateş, humma, hararet

Fiberˈfaɪbə

Lif, fiber, iplik, tel

Fictionˈfɪkʃn̩

Düş, uydurma, kurgu

Fieldfiːld

Tarla

Figureˈfɪɡə

Figür, şekil, vücut yapısı, tip

Flavourˈfleɪvə

Tat, lezzet, koku

Flawflɔː

Kusur, defo, hata

Fleshfleʃ

Et, vücut, beden

Flexibilityˌfleksəˈbɪlɪti

Esneklik

Flufluː

Grip

Fluidˈfluːɪd

Sıvı, akışkan

Folkfəʊk

Halk, ahali, insanlar

Foundationfaʊnˈdeɪʃn̩

Kuruluş, tesis, kurum, temel

Framefreɪm

Çerçeve, çatı, şasi

Frontierˈfrʌntɪə

Sınır, hudut

Fuelˈfjuːəl

Yakıt, yakacak, benzin

Fundfʌnd

Fon, sermaye, para kaynağı

Gapɡæp

Boşluk, aralık, açıklık

Gasolineˈɡæsəliːn

Benzin

Genderˈdʒendə

Cinsiyet, cins

Germdʒɜːm

Mikrop, bakteri, virüs

Gestationdʒeˈsteɪʃn̩

Gebelik süresi, gebelik dönemi

Glueɡluː

Yapıştırıcı, zamk, tutkal

Goalɡəʊl

Amaç, hedef, gol

Governmentˈɡʌvənmənt

Hükümet, devlet, idare

Gradeɡreɪd

Derece, aşama, basamak

Grainɡreɪn

Tane, tahıl, tanecik, zerre

Greedɡriːd

Hırs, açgözlülük, oburluk

Griefˈɡriːf

Acı, üzüntü, dert

Groundɡraʊnd

Yer, toprak, kara

Guidanceˈɡaɪdns

Rehberlik, kılavuzluk, yol gösterme

Habitˈhæbɪt

Alışkanlık, adet, huy

Habitatˈhæbɪtæt

Doğal ortam, yetişme ortamı

Harbourˈhɑːbə

Liman

Hazardˈhæzəd

Risk, tehlike

Healthhelθ

Sağlık, sıhhat, sağlık durumu

Heathiːt

Sıcaklık, hararet, ısı

Hinthɪnt

İma, ipucu, tavsiye, fikir

Housingˈhaʊzɪŋ

Barınma, konut, konumlandırma

Humidityhjuːˈmɪdɪti

Nem, rutubet

Humourˈhjuːmə

Mizah, gülünçlük, komik

Hurricaneˈhʌrɪkən

Kasırga, fırtına

Identificationaɪˌdentɪfɪˈkeɪʃn̩

Tanıma, teşhis, kimlik

Illnessˈɪlnəs

Hastalık

Immunityɪˈmjuːnɪti

Bağışıklık, muafiyet, ayrıcalık

Immunizationˌɪmjʊnaɪˈzeɪʃn̩

Bağışıklık kazandırma, aşılama

Impactɪmˈpækt

Darbe, etki, şok

Implicationˌɪmplɪˈkeɪʃn̩

İma etme, bulaştırma, içerme

Improvementɪmˈpruːvmənt

İlerleme, gelişme

Incidenceˈɪnsɪdəns

Rastlantı, tesadüf, isabet, olma oranı

Incidentˈɪnsɪdənt

Olay, hadise

Incomeˈɪŋkʌm

Gelir, kazanç, bütçe

Individualˌɪndɪˈvɪdʒʊəl

Kişi, birey

Infancyˈɪnfənsi

Bebeklik, çocukluk

Infantˈɪnfənt

Bebek, çocuk

Inflationɪnˈfleɪʃn̩

Enflasyon, şişkinlik, şişirme

Infrastructureˈɪnfrəstrʌktʃə

Altyapı

Injectionɪnˈdʒekʃn̩

Enjeksiyon, iğne

Injuryˈɪndʒəri

Yara, zarar, hasar

Innovationˌɪnəˈveɪʃn̩

Yenilik, değişiklik, icat, buluş

Inquiryɪnˈkwaɪəri

Sorgu, soruşturma, anket

Insectˈɪnsekt

Böcek

Instanceˈɪnstəns

Örnek, misal, durum

Insulinˈɪnsjʊlɪn

Ensülin

Integrityɪnˈteɡrɪti

Tamlık, bütünlük, sağlamlık

Intellectˈɪntəlekt

Akıl, zihin gücü, idrak kabiliyeti

Intensityɪnˈtensɪti

Şiddet, gerilim, güç, yoğunluk

Intentionɪnˈtenʃn̩

Niyet, maksat, plan

Interactionˌɪntəˈrækʃn̩

Etkileşim, birbirini etkileme

Interestˈɪntrəst

İlgi, çıkar, faiz

Intervalˈɪntəvl̩

Ara, aralık, süre, mesafe

Intestineɪnˈtestɪn

Bağırsak

Investmentɪnˈvestmənt

Yatırım

Isolationˌaɪsəˈleɪʃn̩

Ayırma, izolasyon, ayrı durma

Jamdʒæm

Reçel

Journalˈdʒɜːnl̩

Bülten, gazete, dergi

Journeyˈdʒɜːni

Yolculuk, seyahat, gezi

Knowledgeˈnɒlɪdʒ

Bilgi

Labourˈleɪbə

Hizmet, emek, işgücü

Lacklæk

Eksiklik, noksan, yokluk

Landlænd

Kara, toprak, memleket, arazi

Landscapeˈlændskeɪp

Manzara

Layerˈleɪə

Tabaka, katman

Leisureˈleʒə

Boş vakit, uygun zaman

Liabilityˌlaɪəˈbɪlɪti

Sorumluluk, olasılık

Libertyˈlɪbɪti

Özgürlük

Likelihoodˈlaɪklɪhʊd

Olasılık, ihtimal

Linelaɪn

Hat, çizgi

Liquidˈlɪkwɪd

Akıcı

Liverˈlɪvə

Karaciğer

Lunglʌŋ

Akciğer, ciğer

Luxuryˈlʌkʃəri

Lüks

Majorityməˈdʒɒrɪti

Çoğunluk

Malemeɪl

Erkek

Malnutritionˌmælnjuːˈtrɪʃn̩

Yetersiz beslenme, beslenme bozukluğu

Managementˈmænɪdʒmənt

Yönetim, idare

Mankindˌmænˈkaɪnd

İnsan soyu, insanlık, erkekler

Mannerˈmænə

Davranış, tutum, tavır, şekil

Manureməˈnjʊə

Gübre

Maskmɑːsk

Maske

Memberˈmembə

Organ, üye

Migrationmaɪˈɡreɪʃn̩

Göç, göçme

Mindmaɪnd

Akıl, us, zihin, bellek

Ministerˈmɪnɪstə

Bakan, vekil

Minoritymaɪˈnɒrɪti

Azınlık, azlık

Miseryˈmɪzəri

Sefalet, yoksulluk, acı

Mistakemɪˈsteɪk

Yanlış, hata

Moodmuːd

Ruh hali, hava

Moraleməˈrɑːl

Moral, manevi güç, maneviyat

Mortalitymɔːˈtælɪti

Ölümlülük, ölüm oranı

Motionˈməʊʃn̩

Hareket, devinim, önerge

Muscleˈmʌsl̩

Kas, adale

Narrativeˈnærətɪv

Hikâye, öykü, hikâye anlatma

Nationˈneɪʃn̩

Millet, ulus

Notionˈnəʊʃn̩

Kavram, fikir, görüş

Nuisanceˈnjuːsns

Sıkıntı, dert, belâ, baş belâsı

Nutrientˈnjuːtrɪənt

Gıda, besleyici madde,

Nutritionnjuːˈtrɪʃn̩

Besin, gıda, beslenme

Obesityəʊˈbiːsɪti

Şişmanlık, aşırı şişmanlık

Observerəbˈzɜːvə

Gözlemci

Obstacleˈɒbstəkl̩

Engel, mani

Oddɒd

Acayip, tuhaf, garip

Odourˈəʊdə

Koku

Offspringˈɒfsprɪŋ

Ürün, çoluk çocuk

Operationˌɒpəˈreɪʃn̩

Cerrahi müdahale, operasyon, ameliyat

Opinionəˈpɪnɪən

Fikir, düşünce, kanı

Opponentəˈpəʊnənt

Aleyhtar, düşman, rakip

Opportunityˌɒpəˈtjuːnɪti

Fırsat, uygun durum, şans

Organizationˌɔːɡənaɪˈzeɪʃn̩

Organizasyon, örgüt, örgütlenme

Orientationˌɔːrɪenˈteɪʃn̩

Oryantasyon, uyum sağlama

Originˈɒrɪdʒɪn

Kök, köken, başlangıç

Outbreakˈaʊtbreɪk

Patlak verme, salgın, isyan

Outcomeˈaʊtkʌm

Sonuç, son

Outlayˈaʊtleɪ

Harcamalar, giderler, harcama

Outlookˈaʊtlʊk

Görünüm, görünüş, görüntü,bakış açısı,görüş açısı

Outputˈaʊtpʊt

Çıktı, çıkış gücü, verim, üretim

Outsetˈaʊtset

Başlangıç, baş

Pairpeə

Eş, çift

Paradoxˈpærədɒks

Mantıkla çelişen ama doğru olan söz, paradox

Patternˈpætn̩

Örnek, eşantiyon, şablon

Peakpiːk

Zirve, doruk, tepe

Percentagepəˈsentɪdʒ

Yüzde, yüzdesi, oran

Perceptionpəˈsepʃn̩

Algılama, idrak, algı

Performancepəˈfɔːməns

Gösteri, oyun, performans

Pesticideˈpestɪsaɪd

Böcek zehri, zararlı bitki zehri

Phasefeɪz

Safha, evre, faz, aşama

Phenomenonfɪˈnɒmɪnən

Olgu, fenomen, algılanabilen şey

Phrasefreɪz

Deyiş, ifade, tabir

Plotplɒt

Komplo, entrika, fesat

Policyˈpɒləsi

Politika, siyaset

Politicianˌpɒlɪˈtɪʃn̩

Politikacı, devlet adamı

Pollutionpəˈluːʃn̩

Kirlenme, kirletme

Poolpuːl

Havuz, gölcük, gölet

Populationˌpɒpjʊˈleɪʃn̩

Nüfus

Portionˈpɔːʃn̩

Porsiyon, pay, hisse, parça

Possibilityˌpɒsəˈbɪlɪti

Olasılık, ihtimal, olanak

Povertyˈpɒvəti

Yoksulluk, fakirlik

Practitionerprækˈtɪʃənə

Pratisyen, doktor

Precautionprɪˈkɔːʃn̩

Önlem, tedbir

Preferenceˈprefrəns

Tercih, yeğ tutma

Premiumˈpriːmɪəm

Prim, ödül, ikramiye, kâr payı

Prescriptionprɪˈskrɪpʃn̩

Reçete, ilaç yazma, emir

Presenceˈprezns

Varlık, varoluş, tavır

Pressureˈpreʃə

Baskı, zorlama, sıkıntı

Prestigepreˈstiːʒ

Prestij, saygınlık, itibar

Preypreɪ

Hayvanın avı

Pricepraɪs

Fiyat, bedel, paha, eder

Princeprɪns

Prens, şehzade, hükümdar

Principleˈprɪnsəpl̩

Prensip, ana, esas

Prioritypraɪˈɒrɪti

Kıdem, öncelik

Privilegeˈprɪvəlɪdʒ

Ayrıcalık, imtiyaz, dokunulmazlık

Prizepraɪz

Ödül, mükâfat, ikramiye

Probabilityˌprɒbəˈbɪlɪti

Olasılık, ihtimal

Procedureprəˈsiːdʒə

Prosedür, işlem, usul, muamele

Processˈprəʊses

Yöntem, işlem, süreç

Productˈprɒdʌkt

Ürün, mahsul, sonuç

Productionprəˈdʌkʃn̩

Üretme, üretim, yapım

Professionprəˈfeʃn̩

İş, uzmanlık alanı, meslek

Profileˈprəʊfaɪl

Profil, yüzün yandan görünüşü, kesit

Profitˈprɒfɪt

Kâr, kazanç, getiri

Projectprəˈdʒekt

Proje, tasarı, plan

Proliferationprəˌlɪfəˈreɪʃn̩

Çoğalma, üreme, tomurcuktan üreme

Promotionprəˈməʊʃn̩

Reklâm, tanıtım, terfi, artırma

Proofpruːf

Kanıt, delil, ispat

Propertyˈprɒpəti

Eşya, emlâk, mal, mülk

Proportionprəˈpɔːʃn̩

Oran, nispet, pay, kesim

Proposalprəˈpəʊzl̩

Öneri, teklif, evlenme teklifi

Protagonistprəˈtæɡənɪst

Kahraman (hikâye), elebaşı

Protectionprəˈtekʃn̩

Koruma, muhafaza, himaye

Proximityprɒkˈsɪmɪti

Yakınlık, yakın olma

Psychologysaɪˈkɒlədʒi

Psikoloji, ruhbilim, ruh hali

Publicˈpʌblɪk

Kamu, kamusal, halk

Publicitypʌbˈlɪsɪti

Tanıtım, tanıtma, reklâm

Pulsepʌls

Nabız, nabız atışı

Purposeˈpɜːpəs

Amaç, maksat, niyet

Qualityˈkwɒlɪti

Nitelik, kalite, vasıf

Quantityˈkwɒntɪti

Nicelik, miktar, sayı

Quarantineˈkwɒrəntiːn

Karantina

Quarterˈkwɔːtə

Çeyrek, dörtte birlik bölüm

Queenkwiːn

Kraliçe, sultan, sevgili,

Questionnaireˌkwestʃəˈneə

Anket, soru kâğıdı, soruşturma

Rabiesˈreɪbiːz

Kuduz

Racereɪs

Irk, döl, soy, nesil

Radiationˌreɪdɪˈeɪʃn̩

Işın, yayılma, radyasyon

Ragereɪdʒ

Öfke, gazap

Rangereɪndʒ

Sıra, dizi, mesafe

Ratereɪt

Oran, kur, rayiç,ücret,fiyat

Rayreɪ

Işın, ışık huzmesi, iz

Reactionrɪˈækʃn̩

Tepki, reaksiyon

Realityrɪˈælɪti

Gerçeklik, realite, gerçek

Recessionrɪˈseʃn̩

Gerileme, durgunluk

Recipientrɪˈsɪpɪənt

Alıcı, alan kimse

Recordrɪˈkɔːd

Rekor

Recoveryrɪˈkʌvəri

İyileşme, düzelme

Reductionrɪˈdʌkʃn̩

İndirim, düşürme, azalma

Regimereɪˈʒiːm

Rejim, yönetim şekli, düzen

Regionˈriːdʒən

Bölge, yöre

Regulationˌreɡjʊˈleɪʃn̩

Düzenleme, düzene sokma, ayarlama,yasa,yönetmenlik

Reinforcementˌriːɪnˈfɔːsmənt

Takviye, destek, güçlendirme

Relationrɪˈleɪʃn̩

İlişki, bağlantı, akraba

Relationshiprɪˈleɪʃnʃɪp

İlişki, ilgi, bağ

Relativeˈrelətɪv

Akraba, yakın, hısım

Reliefrɪˈliːf

Rahatlama, sıkıntıdan kurtulma

Remedyˈremədi

İlaç, tedavi, deva, çare

Reputationˌrepjʊˈteɪʃn̩

Ün, ad, şöhret, itibar

Resortrɪˈzɔːt

Dinlenme yeri, mesire, tatil yeri

Resourcerɪˈzɔːs

Kaynak, çare

Responserɪˈspɒns

Cevap, yanıt, tepki

Responsibilityrɪˌspɒnsəˈbɪlɪti

Sorumluluk, mesuliyet, yükümlülük

Resultrɪˈzʌlt

Sonuç, netice, son

Revelationˌrevəˈleɪʃn̩

Açığa çıkarma, vahiy

Revolutionˌrevəˈluːʃn̩

Devir, devrim, ihtilal

Rewardrɪˈwɔːd

Ödül, mükâfat

Rolerəʊl

Rol

Roofruːf

Çatı, dam, motor kapağı

Rootruːt

Kök, köken, kaynak

Routeruːt

Rota, yol, hat, güzergâh

Rowraʊ

Sıra, dizi

Safetyˈseɪfti

Güven, güvenlik, emniyet

Saleseɪl

İndirim, satış

Sampleˈsɑːmpl̩

Örnek, eşantiyon, numune

Satisfactionˌsætɪsˈfækʃn̩

Tatmin, memnuniyet, hoşnutluk

Scaleskeɪl

Ölçek, kefe, terazi gözü

Scarskɑː

Yara izi, iz, çizik

Scheduleˈʃedjuːl

Tarife, şift, program

Scienceˈsaɪəns

Bilim, ilim, fen

Scientistˈsaɪəntɪst

Bilim insanı, bilgin

Scopeskəʊp

Kapsam, niyet, amaç

Sculptureˈskʌlptʃə

Heykel, heykelcik, heykeltıraşlık

Sectionˈsekʃn̩

Kesim, bölüm

Sectorˈsektə

Sektör, işkolu, bölge

Securitysɪˈkjʊərɪti

Güvenlik, emniyet

Segmentseɡˈment

Parça, kesim

Segregationˌseɡrɪˈɡeɪʃn̩

Ayrılma, ayrım, ırkçılık

Sensationsenˈseɪʃn̩

Duyu, duygu, his, algı, hissetme

Sequenceˈsiːkwəns

Dizi, seri, sıra, art arda sıralama

Serviceˈsɜːvɪs

Servis, hizmet, görev

Sessionˈseʃn̩

Dönem, oturum, akademik yıl

Sewageˈsjuːɪdʒ

Lağım suyu, lağım pisliği, kanalizasyon

Sheetʃiːt

Çarşaf

Shellʃel

Kabuk, deniz kabuğu

Shortageˈʃɔːtɪdʒ

Yokluk, eksiklik, açık, kıtlık

Sicknessˈsɪknəs

Hastalık, bulantı

Sightsaɪt

Görme, görme yeteneği, görüş

Significancesɪɡˈnɪfɪkəns

Anlam, önem

Similarityˌsɪməˈlærɪti

Benzerlik

Skillskɪl

Beceri, ustalık, hüner

Skinskɪn

Cilt, deri

Skullskʌl

Kafatası, kurukafa

Snacksnæk

Aperatif, hafif yemek

Soilsɔɪl

Toprak

Solidˈsɒlɪd

Katı, sert, sağlam

Solutionsəˈluːʃn̩

Çıkar yol, eriyik, çözüm

Sortsɔːt

Tür, çeşit, sınıf

Soulsəʊl

Ruh, can, gönül

Sourcesɔːs

Kaynak, kaynakça, memba

Spacespeɪs

Mekân, aralık, mesafe, yer

Spanspæn

Mesafe, an, kısa süre

Specialistˈspeʃəlɪst

Uzman doktor, uzman

Specializationˌspeʃəlaɪˈzeɪʃn̩

Uzmanlaşma, ihtisas

Speciesˈspiːʃiːz

Çeşit, tür, cins

Spectrumˈspektrəm

Spektrum, tayf

Spheresfɪə

Küre, yuvarlak, yerküre

Spiritˈspɪrɪt

Ruh, can, maneviyat

Spitespaɪt

Nispet, kin, garez,inat

Spotspɒt

Nokta, benek, leke

Squareskweə

Kare

Staffstɑːf

Personel, kadro, kurmay

Starvationstɑːˈveɪʃn̩

Açlık, açlıktan kıvranma

Statureˈstætʃə

Endam, önem, kişilik

Stemstem

Sap, gövde

Stimulusˈstɪmjʊləs

Dürtü, uyarıcı

Stockstɒk

Stok, malzeme, sermaye, varlık

Stomachˈstʌmək

Mide, karın, iştah

Storageˈstɔːrɪdʒ

Depo, ambar, depolama, saklama

Storestɔː

Dükkan

Storeyˈstɔːri

Kat

Storyˈstɔːri

Hikâye, öykü, masal

Strainstreɪn

Özellik, soy, ırk, yük

Strategyˈstrætədʒi

Strateji, taktik, savaş bilimi

Streamstriːm

Akarsu, çay, dere, akın

Strengthstreŋθ

Güç, kuvvet, derman

Stretchstretʃ

Uzatmak, germek, yaymak

Strikestraɪk

Grev

Structureˈstrʌktʃə

Yapı, bünye, bina

Subconsciousˌsʌbˈkɒnʃəs

Bilinçaltı

Submarineˌsʌbməˈriːn

Denizaltı

Substanceˈsʌbstəns

Madde, cisim

Substituteˈsʌbstɪtjuːt

Yerine geçirmek, yerini almak

Substitutionˌsʌbstɪˈtjuːʃn̩

Yerine geçme, yer değiştirme, değişiklik

Successsəkˈses

Başarı

Successivesəkˈsesɪv

Üst üste olan, peş peşe, ardışık

Suicideˈsjuːɪsaɪd

İntihar, intihar eden kimse

Sunlightˈsʌnlaɪt

Güneş ışığı

Supplementˈsʌplɪment

Ek, ilave, tamamlayıcı

Supremacysʊˈpreməsi

Üstünlük, büyüklük, egemenlik

Surfaceˈsɜːfɪs

Yüzey, dış görünüş

Surgesɜːdʒ

Taşma, kabarma, dalgalanma

Surgeonˈsɜːdʒən

Cerrah, operatör

Surgeryˈsɜːdʒəri

Cerrahlık, ameliyathane

Surveillancesɜːˈveɪləns

Gözetim, gözetleme, gözaltı

Sympathyˈsɪmpəθi

Sempati, sevgi, ilgi, acıma

Symptomˈsɪmptəm

Semptom, bulgu, belirti

Synthesisˈsɪnθəsɪs

Sentez, bireşim

Talentˈtælənt

Marifet, yetenek, kabiliyet

Targetˈtɑːɡɪt

Hedef, nişan, amaç

Tasktɑːsk

Görev, iş, külfet

Teamtiːm

Grup, ekim, takım

Techniquetekˈniːk

Teknik, yöntem, usul

Tendencyˈtendənsi

Eğilim, meyil

Tensionˈtenʃn̩

Gerilim, gerginlik

Termtɜːm

İfade, dönem, koşul

Terrainteˈreɪn

Yer, arazi

Threadθred

İplik, tel, lif

Threatθret

Korkutma, tehdit, gözdağı

Thresholdˈθreʃhəʊld

Eşik, eğik

Tissueˈtɪʃuː

Doku, ince kumaş, ince kâğıt

Topicˈtɒpɪk

Konu, mesele, mevzu

Tracktræk

İz, patika, koşu yolu

Tracttrækt

Sistem

Tradetreɪd

Ticaret, iş, alım satım

Tragedyˈtrædʒədi

Trajedi, facia, felaket

Traittreɪt

Özellik, kişisel özellik

Treatmentˈtriːtmənt

Tedavi, davranış

Tremorˈtremə

Çarpıntı, sarsıntı, titreme

Trendtrend

Eğilim, yön, gidiş

Trialˈtraɪəl

Mahkeme, duruşma

Truthtruːθ

Gerçek, hakikat, doğruluk

Unemploymentˌʌnɪmˈploɪmənt

İşsizlik

Unionˈjuːnɪən

Sendika, birlik

Vaccineˈvæksiːn

Aşı

Validityvəˈlɪdɪti

Geçerlik, yasallık, sağlamlık

Valueˈvæljuː

Değer, kıymet, önem

Vapourˈveɪpə

Buharlaşma

Varietyvəˈraɪəti

Çeşitlilik

Veinveɪn

Toplardamar, damar

Vesselˈvesəl

Damar, kanal, gemi

Violationˌvaɪəˈleɪʃn̩

Bozma, ihlâl etme, riayet etmeme

Violenceˈvaɪələns

Şiddet, zorbalık

Visibilityˌvɪzəˈbɪlɪti

Görünebilme, görünürlük, görüş mesafesi

Visionˈvɪʒn̩

Görme, vizyon, görme gücü

Wageweɪdʒ

Ücret, haftalık, maaş

Waterˈwɔːtə

Su

Wheatwiːt

Buğday

Wildernessˈwɪldənəs

Kır, çöl, sahra, el değmemiş yer

Willwɪl

Azim, irade, istek, arzu

Wireˈwaɪə

Telden yapılmış, tel

Wisdomˈwɪzdəm

Akıl, akıllılık, bilgelik

Woundwuːnd

Yara, bere

Wristrɪst

Kol bileği

Zonezəʊn

Bölge, kuşak, mıntıka